Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yönelik yeni planlamalarını duyurdu. Açıklanan stratejiye göre, kamu ve özel sektör iş birliğiyle dijital altyapının genişletilmesi ve teknoloji odaklı projelerin desteklenmesi amaçlanıyor.
EKONOMİDE 1 TRİLYON LİRALIK YENİ DEĞER BEKLENTİSİ
Yapay zeka ve veri merkezi yatırımları kapsamında, yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu kaynağı tahsis edilecek ve bu fonlama ile 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının harekete geçirilmesi planlanıyor. Ek olarak, kamunun yatırım programlarındaki toplam harcamaların en az yüzde 2’sinin doğrudan yapay zeka projelerine ayrılacağı belirtildi. Bu finansal planlamalar sonucunda ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer oluşturulması hedefleniyor.
5 MİLYON KİŞİYE EĞİTİM VE İŞ GÜCÜ PLANLAMASI
Teknoloji alanındaki insan kaynağını artırmak amacıyla, önümüzdeki iki yıl içinde 81 ilde yapay zeka okuryazarlığı atölyeleri kurulacak ve 5 milyon vatandaşa eğitim verilecek. Sektördeki eğitimli personel ihtiyacını karşılamak üzere ise 100 bin yapay zeka uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor.
VERİ SETLERİ GELİŞTİRİCİLERE AÇILIYOR VE BÜYÜME BÖLGELERİ KURULUYOR
Türkiye’nin verisinin ülke sınırları içinde kalması ve yerli modellerle işlenmesi stratejisi doğrultusunda, kamunun elindeki en az 2 bin veri seti yapay zeka geliştiricilerinin kullanımına açılacak. Ayrıca, ülkenin dijital altyapısını ve veri merkezi kapasitesini desteklemek amacıyla özel “yapay zeka büyüme bölgeleri” kurulacağı açıklandı.
MEVCUT AR-GE VERİLERİ VE SİVİL TEKNOLOJİ ENTEGRASYONU
Bakan Kacır’ın paylaştığı güncel verilere göre, Türkiye genelindeki 114 teknoparkta 13 binden fazla teknoloji girişimi faaliyet gösteriyor ve 1700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezi hizmet veriyor. Son 23 yıllık süreçte Ar-Ge alanında çalışan insan kaynağı 29 binden 311 bine çıkarken, bu alandaki faaliyet hacmi 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara yükseldi. Milli gelirin yüzde 1,5’inin Ar-Ge çalışmalarına ayrıldığı belirtildi. Ayrıca, savunma sanayisinde kısıtlamalar aşılarak elde edilen teknolojik bileşen ve sistemlerin sivil alanlara da entegre edileceği ifade edildi.
