Atlantik’in iki yakasından üç akademisyen, ekonomik büyümede inovasyonun rolünü ele alan çalışmalarıyla 2025 Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü. Stockholm’deki İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nde Pazartesi günü düzenlenen basın toplantısında yapılan açıklamaya göre, bu yılki Nobel Ekonomi Ödülü Northwestern Üniversitesi’nden Prof. Dr. Joel Mokyr, Londra Ekonomi Okulu ve Paris’teki INSEAD’dan Prof. Dr. Philippe Aghion ve Brown Üniversitesi’nden Prof. Dr. Peter Howitt arasında paylaştırıldı.
Toplam 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1,2 milyon dolar) tutarındaki ödülün yarısının Mokyr’e, kalan yarısının ise Aghion ve Howitt arasında paylaşılacağı bildirildi. Aghion, ödül haberini aldıktan sonra katıldığı basın toplantısında “Hâlâ şaşkınım.” ifadesiyle duygularını dile getirdi.
Resmi adı “Alfred Nobel Anısına Sveriges Riksbank Ekonomi Bilimleri Ödülü” olan Nobel Ekonomi Ödülü, ilk kez 1968 yılında İsveç Merkez Bankası tarafından verilmeye başlanmıştı. Geçen yılki 2024 Nobel Ekonomi Ödülü, kurumların oluşumu ve refaha etkileri üzerine yaptıkları çalışmalar nedeniyle Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Prof. Dr. Simon Johnson ve Prof. Dr. James Robinson’a verilmişti.
Bu yılın ödülü, modern ekonomilerin kalbindeki en güçlü dinamiğe, yani inovasyonun sürdürülebilir büyümedeki belirleyici rolüne ışık tutuyor. Nobel Komitesi, kazananların araştırmalarının “ekonomik büyümenin motorunun inovasyon ve sürekli yenilenme olduğunu bilimsel olarak ortaya koyduğunu” vurguladı.
Yaratıcı Yıkım Yoluyla Sürdürülebilir Büyüme – Aghion ve Howitt
Philippe Aghion ve Peter Howitt’in çalışmaları, Joseph Schumpeter’in ortaya attığı “Yaratıcı Yıkım” kavramını matematiksel modellerle somutlaştırdı. Bu teoriye göre ekonomik büyüme, yeni teknolojilerin, ürünlerin ve iş modellerinin eskilerini geride bırakmasıyla, yani “yıkım yoluyla yenilenme” sayesinde gerçekleşiyor.
Araştırmalar, şirketlerin Ar-Ge yatırımı yapma motivasyonunun mevcut pazar liderlerini yenileme isteğinden doğduğunu; bu döngünün de uzun vadeli büyümenin temel mekanizmasını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Aghion ve Howitt, devletlerin büyüme için rekabeti teşvik eden ama aynı zamanda fikri mülkiyet haklarını koruyan dengeli politikalar izlemesi gerektiğini savunuyor.
Sürdürülebilir Büyümenin Ön Koşulları – Mokyr
Ekonomi tarihçisi Joel Mokyr, sanayi devriminden günümüze uzanan sürekli büyüme sürecini tarihsel perspektiften inceledi. Mokyr’e göre kalıcı ekonomik büyüme, inovasyonun yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda kültürel ve kurumsal bir süreç olduğunu gösteriyor.
Mokyr’in çalışmaları, bilimsel bilgiyle uygulamalı teknolojik yeniliğin birbirini tamamlaması gerektiğini; yani “neden” ve “nasıl” bilgisinin birleşmesinin Ar-Ge başarısının anahtarı olduğunu vurguluyor. Ayrıca toplumsal yapıların yeniliklere açık olması, bilgi paylaşımını desteklemesi ve değişime uyum sağlayacak kurumları (eğitim, sosyal güvence gibi) güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu yaklaşım, inovasyonun yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını; aynı zamanda ekonomik refahın, toplumsal açıklığın ve sürekli öğrenmenin ürünü olduğunu hatırlatıyor.
